Seramik sanatçısı Esra Uyman “Boşluğun Kabukları” sergisiyle izleyiciyi içsel bir keşfe davet ediyor. Sergi, 14 Şubat – 5 Mart tarihleri arasında Goba Art & Design’da sanatseverlerle buluşuyor. “Boşluğun Kabukları”, izleyiciyi yalnızca bakmaya değil; kendi kabuklarını, boşluklarını ve dönüşüm anlarını düşünmeye çağıran sezgisel bir alan açıyor. Sergi, aidiyet, korunma, kırılma ve yeniden oluşma kavramlarını seramiğin zamansız diliyle ele alıyor.
Esra Uyman’ın üretim pratiği; yaratıcılığın, sezginin ve bilinçaltının katmanlarını görünür kılmayı amaçlıyor. Sanatçı, çamurun dönüşebilir ve hafıza taşıyan yapısından yola çıkarak, boşluk, kabuk, koruma ve kırılganlık kavramlarını sorguluyor. Her bir seramik form, hem içsel bir iz hem de izleyicinin kendi ruhsal yolculuğuna eşlik eden bir durak niteliği taşıyor. Uyman ‘Bazen kendimizin elinden tutar çıkarız kabuğumuzdan, bazen bir diğerinin özlemine tutulur, yırtarız bizi sarmalayan kabuğumuzu… Bazen bir ayrılık bizi çıkarır hep bildiğimiz kozamızda, bazen yerimiz dar gelir olur, bilmediğimiz uzuvlarımızın fark edilişinden… Boşluğumuz şekillenene kadar tüm varoluşu içine sığıştığımız kabuk sanırız. Çıktığımız ana kadar bilmeyiz bir koza içinde oluştuğumuzu. Bundan sebep hep bir terk ediş, eski kimliğimize bir ihanettir oluşumuz. Sonsuzluğa ihanetin izinden yürüyen çocukların en ağır yüküdür büyümek… Geçiciliğin hüzünlü bilincinde heybesini boşalta boşalta yine başladığı yere döner. Tekrar doğmak, kabuğundan çıkmak üzere… O zamana kadar örtün üstümü… Zamansız boşluğumda oluşacağım şey olana kadar ait hissedeyim. İhanetim fark edişimden gelecek, aidiyetsizliğim geldiğim yeri bilmekten. Gitmek için gelmeye niyetlenmeden, üzmek için sevmeye başlamadan önce.’ Sözleriyle sanatını tanımlıyor.



