8 Kasım 2025 – 12 Nisan 2026 | Kaliforniya, ABD
Hande Sever’in yeni projesi SAHA desteğiyle Culver City merkezli Wende Müzesi’nde sanatseverlerle buluşuyor.
Wende Müzesi’nin Hande Sever’e eski Doğu Alman nöbet kulübesi projesinin bir uzantısı olarak sipariş ettiği enstalasyon, 1951 ve 1973 yıllarında eski Alman Demokratik Cumhuriyeti’nde (GDR) sanatçılar, yazarlar ve siyasi aktivistlerin katılımıyla düzenlenen büyük çaplı Uluslararası Gençlik Festivalleri’nin gözetimini inceliyor. CIA’e ait Tarihsel Koleksiyonlar’dan yakın zamanda gizliliği kaldırılmış belgelerden yararlanan proje, 1951 ve 1973 festivallerine katılan, aralarında aktivist Angela Davis, romancı Pablo Neruda ve şair Nâzım Hikmet’in de bulunduğu delegelerin izlendiği gözetim sürecini takip ediyor. Sever, kamuya açılan istihbarat belgelerini bir enstalasyon bağlamında yeniden çerçevelendirerek, hem ütopik hem de sıkı bir şekilde gözetlenen siyasi toplantıların hayalet gibi devam eden etkilerini irdeliyor.
Sanatçı Hakkında
Hande Sever (1990), İstanbullu bir yazar ve araştırma temelli sanatçıdır. Çalışmaları, kayıp metinlerin ve uzak görüntülerin kazılarını araştırarak, bunların üretimi ve yayılmasının tarihsel revizyonizmi nasıl etkilediğini ve arşivleme uygulamalarını nasıl şekillendirdiğini inceliyor. Egemenlik teorilerine dayanan Sever’in araştırmaları, tarihsel anlatıların nasıl şekillendirildiğini ve manipüle edildiğini sorguluyor. Lens tabanlı pratiği, kişisel ve kolektif hafızanın kesişimini araştırarak, görsel kültürün tarihsel anlatıları hem silmek hem de inşa etmek için nasıl kullanıldığını ortaya çıkarıyor.
Elif Uras Gardiner Müzesi’nde
16 Ocak – 5 Nisan 2026 | Toronto, Kanada
Elif Uras’in yeni projesi SAHA desteğiyle Toronto merkezli Gardiner Müzesi’da sanatseverlerle buluşuyor.
Regatu Asefa küratörlüğünde düzenlenen Pleasant Smells and Warm Fellowships: Scent in Islamic Ceramics başlıklı sergi İslam kültüründe kokuların farklı fonksiyonlarına odaklanıyor. Sanatçılar Elif Uras, Kaashif Ghanie ve Leila Fatemi, ev ortamları da dahil olmak üzere kadınsılaşmış mekanlarda kokunun farklı kültürel keşiflerini sunuyor. Çağdaş sanat eserleri, İslam dünyasıyla sürekli temas halinde olan farklı kültürler arasında birbirine bağlı ve kokulu bir sosyal alanı ortaya çıkarmak için tarihi nesnelerle yan yana sergilenirken; koku, eve, başkalarına ve kültürler arasında bir bağ kuruyor.
Gardiner, dünyanın ve Kanada’nın seramiği odağına alan tek müzesi olma özelliğini barındırırken, dünyanın önde gelen özel müzelerinden biridir. 5.000’den fazla nesneden oluşan uluslararası öneme sahip bir koleksiyonu yönetirken, uygulamalı öğrenme ve üretime odaklanıyor.
Sanatçı Hakkında
Elif Uras (d. Ankara), lisans eğitimini Brown Üniversitesi ve Columbia Hukuk Fakültesi’nde tamamladıktan sonra School of Visual Arts’ta BFA, Columbia University School of the Arts’ta ise MFA derecelerini aldı. Sanat pratiği seramik, desen ve resmi kapsar. Yüzeylerinde sıklıkla tarihöncesi sanat, antikite, İslam geometrisi, İznik çinileri ve Batı modernizmi gibi farklı sanat tarihi kaynaklarından beslenen, emek yoğun ve karmaşık desenler kullanıyor.
Çalışmaları gelenek, bezeme ve emek—özellikle de kadın emeği—üzerine düşünüyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun en ünlü çini ve seramiklerinin yüzyıllar önce üretildiği İznik’te sıklıkla yerinde çalışan Uras, İznik’in figüratif olmayan görsel sözlüğünü kadın bedeniyle bir araya getiren seramik yapıtlar üretiyor.
Göksu Kunak’ın Yeni Projesi Van Abbemuseum’da
31 Ocak – 30 Eylül 2026 | Eindhoven, Hollanda
Göksu Kunak’ın yeni projesi Spillage SAHA desteğiyle Van Abbemuseum’da sanatseverlerle buluşuyor.
Van Abbemuseum’ın Positions serisinin dokuzuncu ve sonuncu edisyonu olan bu etkinlik, on yılı aşkın bir süredir deneysel çalışmalar ve benzersiz sanatsal bakış açıları için bir alan yaratıyor. On iki uluslararası sanatçı ve kolektif, solo sunumlar, performanslar ve karşılaşmalardan oluşan dinamik bir oluşumda bir araya geliyor. Koreografi, ses, tiyatro, heykel, sinema ve yapay zeka kompozisyonunu kapsayan çalışmalarında her biri bedenlerin, malzemelerin ve teknolojilerin nasıl hareket ettiği ve yankı bulduğuna dair farklı bir yaklaşım sunuyor. Göksu Kunak’ın yeni projesi Spillage, zihinsel ve fiziksel çöküşü deneyimlemeyi konu alan bir enstalasyon ve açılış performansı olarak kurgulandı.
Eindhoven’daki Van Abbemuseum, Avrupa’da kurulan ilk çağdaş sanat müzelerinden biridir. Müzenin 3.600’den fazla sanat eserinden oluşan koleksiyonunda Joseph Beuys, Marc Chagall, René Daniëls, Marlene Dumas, Sheela Gowda, Patricia Kaersenhout, Gülsün Karamustafa, Iris Kensmil, Oskar Kokoschka, John Körmeling, El Lissitzky, Paul McCarthy, Pablo Picasso, Martha Rosler ve Lidwien van de Ven’in önemli eserleri ve arşivleri bulunuyor. Müze, sanatın toplumdaki rolüne deneysel bir yaklaşım sergiliyor.
Sanatçı Hakkında
Göksu Kunak (Ankara, 1985) Berlin’de yaşayan sanatçı, araştırmacı ve yazar. Kunak’ın ilgi alanlarını özellikle kronopolitik ve çağdaş yaşam tarzlarının performatif dil(ler)i ile Batılı olmayan/ortodoks olmayan dramaturjileri ele alan melez metinler oluşturuyor. Anadili İngilizce olmayan bir yazar olarak, metinleri çok dillilik ve sözdizimiyle oynar. Arabesk kültürden ve geç modernitelerden etkilenen Kunak, hetero-patriarkal yapıların sorunsallarına işaret eden gerçek karşılaşmalardan yeni durumlar hayal eder. Oryantalizm, kendi kendini oryantalize etme (‘Doğulu’ algısı ve Doğulunun bu yapı üzerinden kendini nasıl gördüğü), kamuflaj, oto-sansür ve bilimkurgu Kunak’ın işlerinin temelini oluşturuyor.
Işık Kaya & Thomas Georg Blank’ın Yeni İşleri Frankfurt’ta Sergileniyor
13 Şubat – 10 Mayıs 2026 | Frankfurt, Almanya
Işık Kaya & Thomas Georg Blank sanatçı ikilisinin solo sergisi Frankfurt merkezli basis e.V’de sanatseverlerle buluşuyor.
Kaya & Blank, fotoğraf, video ve enstalasyonlarında endüstriyel toplumları ayakta tutan ve aynı zamanda yok eden petrol pompaları, boru hatları ve rafinerileri gibi altyapıları odağına alıyor. Erken dönem fotoğraf tekniklerini kullanan yoğun bir inceleme yoluyla hammaddelerin sömürülmesini gün ışığına çıkarırken, aynı zamanda bitüm, deniz tuzları ve canlı yosun kültürleri üzerinde motiflerini ortaya çıkarmak için kendi süreçlerini yaratıyor. Bu vesileyle, kapitalist dünyanın maddi temellerini yeniden düşünen ve bunlar üzerine inşa edilen geleceği sorgulayan bir görsel dil geliştiriyorlar.
basis e.V., 2006 yılından bu yana Frankfurt’ta uluslararası çağdaş sanatı destekliyor. Frankfurt’ta çok sayıda yaratıcı süreci teşvik etmek ve geliştirmek amacıyla, basis derneği, sanatçı stüdyolarının sağlanması, sergilerin düzenlenmesi ve uluslararası sanatçı değişim programlarından oluşan üç ana unsuru kapsayan bir destek modeli uyguluyor.
Sanatçı Hakkında
Kaya & Blank, insanların dünyayı şekillendirme ve yaşama biçimlerini araştıran lens tabanlı medya sanatçıları. Neoliberal politikanın yaşam tarzımız üzerindeki etkisi, son yıllarda çalışmalarının önemli bir parçasını oluşturuyor. Projeleri genellikle ekonomik altyapıların izlerine odaklanarak, yapılı çevrede politikayı ve insanlığın doğa üzerindeki hakimiyetinin günlük mimaride nasıl tezahür ettiğini inceliyor. Çalışmalarında, mevcut yapılar arasındaki fiziksel mesafeyi ortadan kaldırarak, endüstriyel parçalardan yoğun derlemeler oluştururlar ve hem yabancı hem de tanıdık görünen yeni manzaralar inşa ediyorlar.
SAHA Hakkında
SAHA Derneği, Türkiye’de görsel sanatlar alanında çalışan sanatçı, küratör ve yazarların üretim ve gelişim ortamlarını iyileştirmelerine destek olmak, uluslararası sanat kurumları ve ağlarıyla etkileşimlerini artırmak amacıyla kuruldu.
Türkiye’den çağdaş sanatın uluslararası sanat ekosistemine entegrasyonuna yardımcı olacak bağımsız bir “saha” yaratmak için kolektif çabanın önemine inanan ve kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan SAHA, üyeleri, kurumsal destekçileri, proje ortakları ve danışmanlarıyla katılımcı bir yönetim ve kaynak yaratma yaklaşımıyla destek sunar.
SAHA, sergi, yayın, proje ve kamusal programların gerçekleştirilmesi için kâr amacı gütmeyen kuruluşlarla işbirliği yapar, kolaylaştırıcı rol üstlenir ve gerektiğinde hibe sağlar; kültürlerarası diyaloğu teşvik etmek ve Türkiye’den sanatçı ve küratörlerin profesyonel gelişimini desteklemek için misafir sanatçı ve araştırma programlarıyla ortaklıklar kurar; Türkiye’de çağdaş görsel sanatlar alanındaki araştırmaları desteklemek amacıyla yurtdışından Küratöryel Program’a davet edilen küratör, sanatçı ve sanat profesyonellerini ağırlarken, SAHA Stüdyo programına davet edilen sanatçı, küratör ve yazarların İstanbul’daki yaratıcı ortamlarını genişletiyor ve Türkiye’nin dört bir yanındaki bağımsız inisiyatiflerin kamusal programlarını sürdürmelerine destek oluyor.
SAHA, 2011 yılından bu yana 5 ülkede 270’in üzerinde farklı müze, bienal, kâr amacı gütmeyen sanat kurum ve kuruluşunda 650’nin üzerinde sanatçı, küratör, yazar ve sanat inisiyatifine projeleri için destek verdi.



