Yapımcılığını Genco Demirer’in, genel sanat yönetmenliğini Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü Oyunculuk Anasanat Dalı’ndan Doçent Ebru Aracı’nın üstlendiği “Rol Senin” projesi, oyunculuk yeteneğine güvenen kişileri profesyonel sektörle buluşturmayı hedefliyor. Dijital başvuru sistemiyle yürütülecek projenin 2027 Ocak ayının sonunda gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Türkiye’nin farklı şehirlerindeki oyuncu adaylarını keşfetmek ve sektöre yeni isimler kazandırmak amacıyla hazırlanan “Rol Senin” projesinin çalışmaları sürüyor.
Yapımcılığını Kreatif Kültür Yöneticisi Genco Demirer’in üstlendiği projenin genel sanat yönetmenliğini, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü Oyunculuk Anasanat Dalı’ndan Doçent Ebru Aracı yürütecek.
Oyunculuk yeteneğine sahip kişilere yaşadıkları şehirden bağımsız olarak kendilerini gösterebilecekleri erişilebilir ve profesyonel bir alan oluşturmayı amaçlayan projede başvurular dijital ortamdan alınacak. Adaylar, kendilerini tanıttıkları ve oyunculuk performanslarını sergiledikleri bir dakikalık seçme videosuyla başvurabilecek.
“Yeni anlatı biçimleri kendi oyuncularını da doğuracak”
Projenin yapımcısı Genco Demirer, “Rol Senin”in yalnızca bir yarışma ya da klasik bir casting organizasyonu olarak düşünülmemesi gerektiğini belirterek projenin değişen görsel anlatı kültürünün ihtiyaçlarına cevap verecek uzun vadeli bir yetenek keşif platformu olarak tasarlandığını söyledi.
Demirer, televizyon, dijital platformlar ve sosyal medya arasındaki sınırların giderek farklılaştığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Önümüzdeki dönemde dikey dizileri, mikro dramaları ve mobil ekran için tasarlanan yeni kurmaca biçimlerini çok daha fazla konuşacağız. Yeni anlatı biçimleri yalnızca yeni süreler ve yeni ekran oranları yaratmıyor, kendi oyunculuk dilini ve zaman içinde kendi yıldızlarını da yaratıyor. Ben Rol Senin’e biraz da buradan bakıyorum. Bugün keşfedeceğimiz oyuncular birkaç yıl sonra henüz adını bile koymadığımız bir formatın yıldız yüzleri olabilir.”
Demirer, sektörün uzun süredir aynı oyuncu havuzları etrafında dönmesinin yeni anlatılar açısından da bir sınır oluşturabildiğini ifade ederek, Türkiye’nin farklı şehirlerinde henüz profesyonel sektörle temas etmemiş çok sayıda yetenek bulunduğunu söyledi.
“Bir oyuncunun İstanbul’da yaşamıyor olması, doğru çevreye sahip olmaması ya da sosyal medyada yüz binlerce takipçisinin bulunmaması onun yeteneği hakkında hiçbir şey söylemez. Görünürlük ile yeteneği birbirine karıştırdığımız bir dönem yaşadık. Sosyal medya çok güçlü bir keşif alanı yarattı, bunu reddetmek mümkün değil. Fakat takipçi sayısı, kamera karşısında karakter kurabilmenin ya da bir hikayeyi taşıyabilmenin ölçüsü değil. Biz gürültünün içinden en yüksek sesi değil, gerçek oyunculuk potansiyelini duymaya çalışacağız.”
Demirer, yeni yüz arayışının yalnızca sektörel değil, izleyici açısından da karşılığı bulunduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“İnsan algısı yeniliğe ve beklenmedik olana karşı doğal olarak dikkat üretir. Sinema ve televizyon tarihinde de bazen daha önce hiç tanımadığımız bir yüzün ekranda yarattığı etki bundan gelir. İzleyici o yüzle ilgili henüz hazır bir hükme sahip değildir; karakterle oyuncuyu birlikte keşfeder. Bizim için “yeni yüz” yalnızca daha önce meşhur olmamış kişi demek değil. İzleyicide yeni bir duygusal ve zihinsel alan açabilen oyuncu demek.”
“Temiz içerik, risksiz içerik değildir”
Demirer, projenin uzun vadede yalnızca oyuncu keşfetmekle sınırlı kalmayacağını, yeni oyuncuların nitelikli yapımlarla buluşmasının da hedeflendiğini söyledi.
“Ben “temiz içerik” meselesini çok önemsiyorum. Temiz içerikten kastım steril, çatışmasız ya da cesaretsiz işler değil. Hikayeyi skandalla, teşhirle veya birkaç saniyelik dikkat uğruna insanı tüketerek kurmayan içerikten söz ediyorum. Oyuncunun mahremiyetine, izleyicinin zekasına ve yapılan işin zanaatına saygı duyan içerik. Özellikle sosyal medya kültüründen profesyonel dizi ve sinema üretimine geçerken bu ayrımı yeniden kurmamız gerektiğini düşünüyorum.”
Demirer, oyunculuğun yalnızca doğal yetenekten oluşmadığını da vurguladı:
“Ham yetenek çok kıymetlidir ama tek başına yetmez. Oyunculuk aynı zamanda çalışma, tekrar, disiplin ve kendini dönüştürebilme meselesidir. Bir insanı ekranda görünür kılmak kolaylaştı; mesele o insanın baktığınızda gerçekten görülebilir hale gelmesi. Rol Senin’in aradığı şey tam olarak bu.”
“Türkiye’nin her noktasındaki yeteneklere ulaşmak istiyoruz”
Demirer, başvuru modelinin bu nedenle tamamen dijital ve mümkün olduğunca erişilebilir tasarlandığını belirtti.
“İmkanlara erişemediği veya sektörün merkezinden uzakta yaşadığı için kendisini gösteremeyen çok sayıda yetenekli insan olduğunu biliyoruz. Rol Senin ile adaylara bulundukları yerden başvurabilecekleri eşit ve güvenilir bir alan oluşturmayı amaçlıyoruz. İlk başvuruda adaydan yalnızca bir dakikalık oyunculuk performansı isteyeceğiz. Sonrasında ön jüri ve ana jüri, adayları belirlenmiş oyunculuk ölçütleri üzerinden değerlendirecek.”
Projenin geniş katılımlı bir yapıya kavuşması için teknik çalışmaların sürdüğünü aktaran Demirer, GSM operatörleriyle de başvuru ve iletişim süreçlerine ilişkin görüşmeler yürütüldüğünü ifade etti.
“Başvurunun Türkiye’nin herhangi bir noktasındaki insan için kolay olması gerekiyor. Büyükşehirde yaşayanla küçük bir ilçede yaşayan adayın başlangıç çizgisini mümkün olduğunca birbirine yaklaştırmak istiyoruz. GSM operatörleriyle yürüttüğümüz görüşmelerin sebeplerinden biri de bu. Hazırlıklarımızı tamamlayarak Rol Senin’i 2027’nin ilk aylarında hayata geçirmeyi planlıyoruz.”
Projenin genel sanat yönetmeni Doçent Ebru Aracı ise Türkiye’de milyonlarca kişinin oyuncu olma hayali kurduğunu ancak bu alanda yetenek kadar doğru eğitim, disiplin ve profesyonel değerlendirme süreçlerinin de önem taşıdığını belirtti.
Türk oyuncuların son yıllarda uluslararası yapımlarda ve farklı ülkelerde önemli başarılar elde ettiğini vurgulayan Aracı, şunları kaydetti:
“Türk dizi ve sinema sektörünün dünya çapında ulaştığı başarıda oyuncularımızın güçlü performanslarının çok önemli bir payı bulunuyor. Türkiye’de oyuncu olmak isteyen, yeteneğine güvenen ve kendisini geliştirmeye hazır milyonlarca insan var. Ancak bu kişilerin doğru yöntemlerle değerlendirilmesi, yeteneklerinin objektif biçimde görülmesi ve profesyonel süreçlerle buluşturulması gerekiyor. Rol Senin’in sektöre yeni oyuncular kazandıracak, farklı şehirlerdeki yetenekleri görünür kılacak ve gençlerin oyunculuğa bilinçli şekilde yaklaşmasına katkı sağlayacak önemli bir platform olacağına inanıyorum.”
İki aşamalı jüri değerlendirmesi yapılacak
Projede dijital ortamdan gönderilecek bir dakikalık performans videoları, ilk aşamada ön jüri tarafından değerlendirilecek. Bu aşamayı geçen adaylar, oyunculuk ve görsel sanatlar alanında deneyimli isimlerden oluşturulacak ana jürinin karşısına çıkacak.
Değerlendirme sürecinde adayların yalnızca fiziksel özelliklerine veya sosyal medyadaki görünürlüğüne değil; oyunculuk yeteneğine, role yaklaşımına, ifade gücüne, çalışma disiplinine ve gelişim potansiyeline odaklanılması planlanıyor.
“Rol Senin” ile keşfedilecek yeteneklerin oyunculuk alanında gelişimlerinin desteklenmesi, sektör profesyonelleriyle buluşturulması ve uygun dizi, sinema, reklam ile dijital içerik projelerinde değerlendirilmesi hedefleniyor.



